Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Kankal’ın ‘16. Yüzyılda İdari, İktisadi ve Sosyal Açıdan Kargı Kazası’ konulu doktora tezi, Kargı’nın geçmişten günümüze pirincin gerçek başkenti ve Osmanlı sarayının gözdesi olduğu gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Kargı Belediyesinin resmi sosyal medya hesabında paylaşılan Prof. Dr. Ahmet Kankal’ın ‘Kargı’ konulu doktora tezinde Kargı pirincinin geçmiş tarihimizde Osmanlı Devletine bağlı Çankırı sancağı sınırları içinde yetiştirilen, Türkiye’nin en eski ve kaliteli pirinçlerinden birisi olduğu belirtildi.
Araştırma tezinde ayrıca Kargı pirincinin 1500’lü yıllardan itibaren hem ekonomik hem de kültürel açıdan bölge açısından önemli bir ürün olduğu ve tahmini olarak o dönemde 13–14 bin dönüm arazide çeltik ekiminin yapıldığı kaydedilerek, “Tosya ve Osmancık pirinci halk arasında daha bilinse de, tarihsel kökleri ve Osmanlı döneminden gelen üretim geleneği ile asıl üne sahip olan pirinç, hiç şüphesiz Kargı pirincidir. Kargı pirinci, yalnızca lezzetiyle değil, yüzyıllara dayanan geçmişiyle de ayrıcalıklı bir yere sahiptir” ifadelerine yer verildi.
Kargı Belediyesi tarafından Prof. Dr. Ahmet Kankal’ın ‘16. Yüzyılda İdari, İktisadi ve Sosyal Açıdan Kargı Kazası’ konulu doktora tezi kaynak gösterilerek yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Kargı pirinci, geçmiş tarihimizde Osmanlı Devletine bağlı Çankırı sancağı sınırları içinde, özellikle ilçemizde yetiştirilen, Türkiye’nin en eski ve kaliteli pirinçlerinden biridir.
16. yüzyıl kayıtlarına göre, 1500’lü yıllarda çeltik ziraatı Çankırı sancağı içinde yalnızca Kargı’da yapılmaktaydı.
1521 ve 1579 yıllarında padişah hassı (saray için ayrılan) olarak ekilen çeltik tohumu toplam 350 müdde, yani yaklaşık 179.592 kg’a ulaşmaktaydı. Bu durum, Osmanlı sarayının pirinç ihtiyacının büyük ölçüde Kargı’dan karşılandığını göstermektedir.
O dönemde Afşar (bugünkü Avşar), Bağdili (bilinmiyor), Çeharşembe (bilinmiyor) ve Runkuş (bugünkü Yeşilköy) köylerinde çeltik ziraatı yapılırken, 1579 yılında Çevlik (bugünkü Çavlık) ve Kurdgazi (bilinmiyor) köylerinin de eklenmesiyle toplam altı köyde 392 çeltik hanesi üretime katılmıştır.
Ekilen çeltik tohumunun miktarı değişmese de, üretim yapılan hane sayısındaki artış Kargı pirincinin önemini ve yaygınlığını ortaya koymaktadır.
Padişah hassı dışında Kargı merkezinde ve Runkuş (Yeşilköy) köyünde üretilen çeltikten alınan öşür miktarı (vergi miktarı) 6.514 akça olup, yetiştirilen çeltik değerinin yaklaşık 52.112 akça olduğu hesaplanmıştır.
Bu veriler, Kargı pirincinin 1500’lü yıllardan itibaren hem ekonomik hem de kültürel açıdan bölge için ne denli değerli olduğunu göstermektedir. Tahmini olarak o dönemde 13–14 bin dönüm arazide çeltik ekimi yapılmaktaydı.
Tosya ve Osmancık pirinci halk arasında daha bilinse de, tarihsel kökleri ve Osmanlı döneminden gelen üretim geleneği ile asıl üne sahip olan pirinç, hiç şüphesiz Kargı pirincidir. Kargı pirinci, yalnızca lezzetiyle değil, yüzyıllara dayanan geçmişiyle de ayrıcalıklı bir yere sahiptir.
Kargı Belediyesi olarak, Prof. Dr. Ahmet Kankal hocamızın geçmişte yaptığı bu değerli çalışmayı ve günümüze aktardığı bu bilgiler için teşekkür ederiz”