Ahşap ve kerpicin ustaca kullanıldığı iki katlı evleri, sade ama zarif cephe süslemeleri, dar sokakları ve merkezi kamusal yapılarıyla Hacıhamza, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından kentsel SİT alanı ilan edilerek resmi koruma altına alınmıştı. Bu gelişme, Hacıhamza’nın sadece fiziksel değil, kültürel belleğini de gelecek kuşaklara aktarma çabalarının kurumsal zemine kavuştuğunun işareti olarak değerlendiriliyor.
ASIRLIK EVLER, ANADOLU'NUN HAFIZASI
Hacıhamza’nın özgün yapıları, geleneksel Türk evi mimarisinin temel öğelerini taşıyor. Evlerin çoğu, ahşap karkas sistemle örülmüş kerpiç dolgulu duvarlara sahip. Dış cephelerde ise bölgenin doğasına uygun biçimde tatlı kireç sıva kullanılmış. Yapıların neredeyse tamamı iki katlı olup, alt kat genellikle depo veya kiler amaçlı kullanılırken, üst kat yaşam alanı olarak düzenlenmiş.
Balkonlar, çıkmalar (cumba), ahşap oymalı pencereler ve geniş saçaklar gibi unsurlar, bu evlerin mimari zarafetini yansıtırken, aynı zamanda yerel iklim koşullarına uygun çözümler sunuyor. Bu yapılar sadece barınma işlevi görmemekte; aynı zamanda toplumsal yaşamın, üretim alışkanlıklarının ve aile yapısının da mekâna nasıl yansıdığını gösteren sosyal belgeler niteliğinde.
KALE MAHALLESİ: TARİHÎ DOKUYA ODAK
SİT ilanının merkezini oluşturan Kale Mahallesi, köyün en eski yerleşim alanı olma özelliğine sahip. Mahalle, klasik bir Anadolu kasabasında sıkça rastlanan cami–han–hamam–sıbyan mektebi dörtlüsünün etrafında şekillenmiş. Bu çekirdek yapılaşma etrafında gelişen konut dokusu, organik sokak örgüsü, parsel düzeni ve topografyaya uyumlu yapılaşmasıyla geleneksel kent anlayışının bugüne ulaşan örneklerinden biri.
Bu alan, yalnızca mimari açıdan değil; sosyal yapısıyla da koruma altına alınması gereken bir kültürel miras alanı olarak değerlendirildi.
TESCİLİN ÖNEMİ VE KORUMA SÜRECİ
Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından alınan kararla, Kale Mahallesi ve çevresindeki geleneksel yapılar “kentsel sit alanı” olarak tescil edildi. Bu karar, sadece bireysel yapıların değil; bütüncül doku ve mekânsal ilişkilerin de korunmasını amaçlıyor.
Artık bölgede yapılacak her türlü inşaat, tadilat ve altyapı çalışması, Kültür ve Turizm Bakanlığı denetiminde ve kurul onayıyla gerçekleştirilecek. Bu durum, kaçak yapılaşma ve kontrolsüz müdahalelerin önüne geçilmesini sağlayacak.
Koruma kararları doğrultusunda hazırlanan analiz ve öneri raporları, bölgenin fiziksel yapısını bozmadan restorasyon, yeniden kullanım ve işlevlendirme süreçlerine rehberlik edecek. Örneğin; boş ve riskli yapıların kültürel merkez, misafirhane, butik otel veya el sanatları atölyesi gibi işlevlerle yeniden toplumsal yaşama kazandırılması gündemde.
TURİZM, EĞİTİM VE EKONOMİ BOYUTU
Koruma altına alınan bu miras, sadece kültürel değil, ekonomik ve sosyal bir kalkınma fırsatı olarak da değerlendiriliyor. Özellikle: Kültürel miras turizmi kapsamında günübirlik veya konaklamalı ziyaretçilerin beldeye yönelmesi, Yerel el sanatlarının, ahşap işçiliğinin ve yöresel üretimin desteklenmesi, Kırsal kalkınma hibeleri ve kamu destekli restorasyon projeleriyle istihdam yaratılması hedefleniyor.
Ayrıca bölgedeki mimari mirasın, üniversiteler ve araştırma kurumları tarafından belgelenmesi, akademik tezlere konu olması ve eğitim amaçlı kullanılması da planlanıyor.
SOSYAL KATILIM VE YEREL SAHİPLENME VURGUSU
Koruma sürecinin yalnızca devlet kurumlarının değil, yerel halkın da aktif katılımıyla yürütülmesi gerektiği vurgulanıyor. Hacıhamza sakinlerinin sürece dahil edilmesi, hem bilinçli koruma bilinci oluşturacak hem de sahiplenme duygusunu güçlendirecek.