Yenidoğan sarılığı hakkında bilgi verdi

Fatih Sarı, "İnsan hayatının ilk 28 günlük sürecine yeni doğan dönemi denir. Zamanında doğan yeni doğan bebeklerin %60’ında, erken doğan bebeklerin ise %80’inde yeni doğan sarılığı görülür. Yeni doğan bebeklerde görülen sarılıkların çoğu fizyolojik sarılıktır; yani belli bir tehlike sınırını aşmaz ve bir iki haftada kendiliğinden geçer" dedi.

YENİ DOĞAN SARILIĞI NASIL OLUŞUR?

Fatih Sarı, "Sarılık bilirubin adı verilen, cilde sarı rengi veren bir maddenin kandaki seviyesinin yükselmesi ve deride birikmesi sonucu oluşur. Yeni doğan bebeklerin kırmızı küre hücreleri (alyuvarlar) daha fazla olduğu için onların yıkımı (parçalanması) neticesinde bilirubin maddesi ortaya çıkar. Doğumdan önce bebeğin bilirubinini annenin karaciğeri temizler; doğumdan sonra ise bebeğin karaciğerinin bilirubini temizleyebilecek kapasiteye erişmesi birkaç gün alır; bu arada karaciğer tarafından yeterince atılamayan bilirubin artarak sarılığa neden olur.
Yenidoğan bebeklerde sarılığın erken tespiti ve takibi oldukça önemlidir çünkü sarılık çoğunlukla kendiliğinden geçse de bazı durumlarda bilirubin yüksek seviyelere ulaşıp beyin hasarına neden olabilir. Bu yüzden sarılığı olan yeni doğanların özellikle ilk bir hafta-on gün içindeki doktor takipleri son derece önemlidir. On günden sonra kan beyin bariyeri kapanarak bilirubinin kandan beyne geçmesinin engellendiği kabul edilir" dedi.

FİZYOLOJİK SARILIK

Uzm. Dr. Fatih Sarı, fizyolojik sarılığın genellikle hayatın ikinci günü başladığını üç ve dördüncü günlerde en yüksek seviyesine ulaşıp daha sonra giderek azaldığını da belirtti ve şöyle devam etti:

DİĞER SEBEPLER

"Yenidoğanda sarılık oluşturabilecek başka nedenler de vardır. Bunlardan en sık görülen ikisi kan grubu uyuşmazlığına (ABO veya Rh uyuşmazlığı) bağlı oluşan sarılıktır. Bu durumlarda alyuvarlar çok hızlı bir biçimde parçalanır ve fazla miktarda bilirubin açığa çıkar.
Diğerleri; Bebeğin yeterince anne sütü ya da biberonla besleniyorsa formüla (mama) alamaması, Diyabetli annelerin bebekleri, Bazı zor doğumlarda, bebeğin kafa derisi altında kan toplanması durumu, İdrar yolu enfeksiyonu, Anne sütü sarılığı, Doğuştan gelen bazı enzim hastalıkları. Bu durumları tespit etmek için ekstra testler yapılması gerekir.

BEBEĞİNİZİN SARILIK OLDUĞUNU NASIL ANLARSINIZ?

Sarılık önce yüzde başlar, kandaki bilirubin seviyesi arttıkça sırayla göğse, karna, kol ve bacaklara doğru ilerler. Göz akı da sararır. Ciltteki sarı renk en iyi gün ışığında ya da florasan lamba altında görülür. Parmakla hafifçe burun ya da karın cildine bastırılıp kaldırıldığında sarı renk daha bariz bir şekilde tespit edilebilir.
Bebeğinizin sarılık olduğunu farkeder farketmez, beklemeden bilirubin seviyesinin tespiti için bir sağlık kuruluşuna başvurmanız çok önemlidir. Doktor yapacağı muayene ile kandaki bilirubin seviyesine bakıp bakmayacağına karar vererek takipler konusunda sizi yönlendirecektir.

BİLİRUBİN YÜKSELDİKÇE BEBEKTE NE GİBİ BELİRTİLER OLUŞUR?

En başta bebeğin cildindeki sarılık giderek koyulaşıp belirginleşir. Bebek daha çok uyur, emmesi azalır (bu sarılığı daha da arttırır). Eğer bilirubin çok yükselip beyni etkilemişse (kernikterus), o zaman bebek tiz sesle ağlamaya başlar, başını geriye atar, havaleye kadar gidebilir. Bu durumdaki bir bebekte sonuçta çoğunlukla zeka ve motor gelişim geriliği, işitme, görme sorunları oluşur.

HANGİ BEBEKLER SARILIK AÇISINDAN DAHA DİKKATLİ TAKİP EDİLMELİDİR?

Çorum Özel Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Fatih Sarı ayrıca, "Erken doğmuş bebekler, Doğum esnasında kafa derisi altında kanama meydana gelmiş olanlar, İlk 24 saatte sarılığı tespit edilenler, Emme sorunu olup buna bağlı olarak iyi beslenemeyen bebekler, Sarılığı iki haftadan uzun süren bebekler, Büyük kardeşlerinin bebeklik dönemlerinde ışık tedavisi gerektirecek kadar sarılık tespit edilmiş olanlar; Sarılık açısından daha çok dikkatli takip edilmelidir" dedi.

Ceren Bilan Topal

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.